SON YAZILAR_$type=carousel$hide=page$cols=3$count=9$tbg=grey

Editör Yazısı: Dizilerdekinin Aksine Gerçek Kore Tarihi

PAYLAŞ:

Korelilerle Türklerin ilk tanışması ve dizilerde gösterilenin aksine gerçek Kore tarihine kısa bir bakış.

editor-yazisi-dizilerdekinin-aksine-gercek-kore-tarihi
Ülkemizde muhteşem tarihi Kore dizilerini seven ve takip eden büyük bir kitle var. Hatta eminim pek çok izleyici bu kadar küçük bir ülkenin böyle muazzam bir tarihi olduğuna şaşırıyor ve belki de Koreyi seven biri olarak bununla gurur duyuyordur. Belki bazı okuyucularımız beni yalancılıkla suçlayacak ama ben bugün size bu Editör Yazısında; tarihi Kore dizilerinde anlatılanın aksine gerçek Kore tarihinden kesitler sunacağım. Hatta bazı yerlerde Türk tarihi ile kesiştiği noktalara da değineceğim. Tüm bunlara başlamadan önce Uzakdoğu Tarihi ve Orta Asya Tarihi konusunda pek çok araştırma yapmış bir Tarih Bölümü mezunu olduğumu da belirtmek istiyorum...

Korelilerle Türklerin İlk Tanışması

goguryo-ve-gokturk
Korelilerle Türklerin ilk tanışması sanıldığı gibi Kore Savaşında değildir. Korelilerle Türklerin tanışıklığı yaklaşık 630'lu yıllara kadar uzanır. Az çok tarihi Kore dizilerini izleyenlerin bileceği  üç Kore krallığı; Baekje(Bekçe), Goguryeo(Goguryo) ve Silla(Şilla). Bu üç krallık aynı dönemde Kore yarımadasında hüküm sürmüştür ve sürekli olarak birbirleri ile mücadele halindeydiler. Üç krallığın amacı da ("Queen Seon Deok" & "Gyebaek" dizilerini izleyenler bilir) diğer iki krallığı da sınırları içerisine katmak ve tek bir krallık olarak hüküm sürmekti. Sonunda Şilla krallığı Bekçe'yi ele geçirmiş ve geriye sadece Goguryo kalmıştı, ancak bunu yaparken Şilla'nın arkasında Çin imparatorluğu vardı; hem maddi hem de manevi olarak. Bu tarihlerde Kore yarımadasınn yakınlarında hüküm süren bir Türk devleti vardı: Göktürkler. Çoğunuz şaşırmış olabilirsiniz ancak Koreliler ve Türklerin bilinen ilk teması Goguryo Krallığı ile Göktürk Devleti arasındadır. O dönemlerde Göktürkler ile Goguryo arasında bir ticaret ve diplomasi trafiği olduğunu biliyoruz. Hatta Korelilerin Orhun Yazıtlarında da adı "Bökli Çöllig(Çölde Yaşayan Halk)" olarak geçmektedir. Konumuza dönersek, Şilla Bekçe'den sonra Çin'in de yardımıyla Goguryo'yu da topraklarına katmak ister. Goguryo buna karşılık kendine müttefik arasa da bulamaz. Ancak Göktürkler olumlu yanıt verirler. Yine de bu harekat Çinliler tarafından denizden yapıldığı için Türklere yapacak pek bir şey kalmaz ve Goguryo Şilla'ya dahil olur. Daha sonra Şilla ile Göktürk ilişkileri de devam eder. İstek olursa bir yazıda bundan da bahsedebilirim ayrıntılı olarak...

Kore Tarihi Gösterildiği Kadar Muazzam Mı?

japonya-cin-guney-kore
Bu soruya yanıtım ne yazık ki "Hayır!" olacak. Koreliler tüm tarihleri boyunca küçük bir kaç devletçik haricinde tam teşekküllü ve bağımsız bir devlet meydana getirememiştir. Öyle ki 17. yüzyıla kadar hayatlarının çoğunu Çin'e bağlı bir devletçik veya eyalet olarak geçirmişlerdir ve buna karşı pek bir şey yaptıklarını söylemek de yanlış olur. Örneğin; Çin, her sene Kore'den Çin Sarayında çalıştırılmak üzere 200-300 civarında 16 yaşını geçmemiş hadım edilmiş erkek hizmetçi isterdi. Çin'in isteğini yerine getirebilmek için her defasında hadım edilen erkek çocukların %60'ı ölürdü. Çin İmparatoru her sene yine 16 yaşını geçmemiş kız çocuklarını köle, cariye veya hizmetçi olarak Kore krallığı/eyaleti vasıtasıyla ailelerinden kopartır ve zorla Çin'e getirtirdi. Kore prensleri Çin'de eğitilir, sonra Çinli kültürü ve düşüncesiyle tahta çıkarılırdı. Gelmiş geçmiş en büyük Kore devleti diyebileceğimiz Mançurya Krallığı bile ancak Marmara Bölgesinin toplamı kadar büyüklüğe sahip bir devletçikti.

Kore dizilerini izleyenler Budizm, Konfüçyanizm gibi dini düşünce yapılarına dizilerde denk gelmiştir. Bunların tamamı Çin'den ülkeye gelen ve aydın denilen kesimde kendisine yer edinen düşüncelerdi. Kore kralı soyluların yönetiminde ve denetimindeydi, onlara veya Çin'e karşı en ufak hareketinde tahtını kaybeder, bu nedenle mümkün olduğunca onların istek ve arzularına karşı gelmezdi. Soylu denilen sınıflar halkın tamamına egemendi ve istediği şeyi yapma hürriyetine sahipti. Halk hemen hemen tüm tarih boyunca aç, yoksul ve sefil bir haldeydi.

Yakın zamanlara geldiğimizde ise Fransız, Portekiz ve Japon işgalleri ile karşılaşırız. Joseon Krallığı döneminde Fransızlar Kore'yi işgal etmiş ve sömürge haline getirmişlerdir. Buna karşılık olarak Kore devleti ve halkı pek bir şey yapamamış, hatta durumu çoğunlukla kabullenmiştir. Keza 1920'li yıllarda da Kore'yi Japon işgali sarsmıştır ve tabiri caizse parmağında oynatmıştır. Yeni geçtiğimiz 1 Mart Samil Hareketi çok ufak bir direniş olmasına rağmen Kore halkı tarafından bağımsızlık günü gibi kutlanır. Güney Kore'nin çok övündüğü Kore Savaşı da aynı düşünen, yaşayan ve aynı dini inançlara sahip halkı ikiye bölmüş, birbirine yabancı ve düşman etmiş, bununla birlikte Güney Kore'yi kapitalizm ve kültür sömürgesiyle yabancılaştırmış ve Amerikan-İngiliz hayranı konumuna getirmiştir. Dünya tarihinde Kuzey-Güney Kore kutuplaşması kadar ironik ve saçma bir bölünme olayı neredeyse yoktur.

Sonuca gelirsek, dizilerde gördüğümüzün aksine Koreliler tarihleri boyunca hemen her zaman pasif kalmış, bağımsızlık için mücadele etmek bir yana neredeyse bunu düşünmemişlerdir. Çin, Japonya, Fransa, Portekiz gibi pek çok devletin ve ülkenin tecavüzüne maruz kalsa da çok uzun zamanlar kendini bundan kurtaramamış ve sömürge ya da bağlı devletçikler şeklinde hayatını sürdürmüştür. Fikir ve düşünce hayatı 19. yüzyıla kadar hep sömürge durumunda bulunduğu devletlerce şekillenmiş, devlet adamları ve yöneticileri de bu ülkelerin ve kişilerin etkisi altında kalmıştır. Pek çoğu da bunu benimsemiş ve onun için mücadele etmiştir.

SON NOT

Bu yazıyı yazarken amacım asla Kore'yi veya Korelileri küçümsemek değil, kendi tarihinden bihaber olup diziler vasıtasıyla Kore tarihine hayranlık duyan gençliğe gerçekleri göstermektir. Kore tarihinde pek çok önemli olay ve durumlar görülmüş olsa da hemen çoğu bırakın dünya tarihini, kendi tarihlerinin akışını dahi muazzam şekilde değiştirecek değişimler değildir. Yapıcı eleştiri ve yorumlarınızı bekliyorum...

YORUMLAR

BLOGGER

TESTİ ÇÖZEBİLİR MİSİN?_$type=carousel$count=3